Buradasınız:Anasayfa » Genel » İnternet Yaşamdır, Sansürlenemez!

İnternet Yaşamdır, Sansürlenemez!

İNTERNETİME DOKUNMA!

Bizler Sivil Toplum Kuruluşları, İnternet Girişimcileri, Blog Yazarları, web sitesi shipleri, kısaca İnternet kullanan  yurttaşlar olarak  BTK’nın hazırladığı ve 22 Agustosta yürürlüğe   girecek “Güvenliği İnternet” yönetmeliğini ülkemiz İnternetine zarar vereceğini,  internet üzerinde kapsamlı bir izleme ve sansur yapısı kuracağını düşünüyoruz. Demokratik haklarımızı kullanarak BTK’yı protesto ediyoruz, tüm toplumu da uyarıyoruz.

 

BTK’nın  İnternet konusunda uygulamalarını,  tutarsız, hukuka  aykırı, çoğunlukla pire için yorgan yakmak olduğunu;  İnternetin önünü açmak yerine ona sürekli zarar verdiğini düşünüyoruz.

Kanımızca,  BTK  İnternetin ne olduğunu anlıyamadığı için, eline aldığı balyozla, çakacak çivi arayan bir görüntüyle,  kendi kafasınca zararlı bulduğu  her şeyi  her ne pahasına olursa engellemek azmiyle hareket ediyor. Bu arada Anayasamızın temel ilkeleri, evrensel hukuk ilkeleri, Avrupa Insan Hakları Sözleşmelerinin çiğnemiş umurunda değil. BTK’nin temel görevi, ülkemiz  telekom sektöründe adil rekabeti sağlamaktır.  BTK’nın bunu sağlayamadığı Devlet Denetleme ve Avrupa Birliği raporlarında, fiyat ve kapasite karşılaştırmalarında görülmektedir. Düzenleyici bir kuruluş olan BTK’nın, günlük operasyonlara girmemesi gerekirdi; girince de camcı dükkanına giren fil gibi ortalığı yıkıp duruyor.

“Güvenli İnternet” yönetmeliği demokratik bir süreçte hazırlanmamıştır. Bunun gerekçesi, işleyişi, yapılabilirliği, bilimin ışığında açık ortamlarda tartışılmamıştır. Sivil toplum kuruluşları 4 yıldır 5651 ve bu bakış açısıyla mücadele ediyoruz. Sağır kulaklara seslenip duruyoruz.

Ülkemiz, dünya deneyimlerini dışlayarak, kendi başına dünya  İnternetine kurallar getirmeye çalışıyor. Youtube yasağının 3 yıla yakın sürmesinin ana nedeni buydu. 5651 çıkarken “kirli bilgi”yi temizleyip, yurttaşa  sunmayı hedeflemişti. Demokratik hukuk devletinde devlet kendi bakış açısını, kendi normlarını vatandaşa empoze etmeye çalışmaz.  Vatandaşın kendi fikrini oluşturmasının ortamını sağlar; vatandaş neyin temiz neyin kirli olduğuna, neyin iyi neyin kötü olduğuna kendi özgür iradesiyle karar  verir. Bunun icin de temel koşul basın ve ifade özgürlüğünün tam olmasıdır.

İnternet,  sanayi devrimi boyutlarında  bir gelişmeyi temsil etmektedir. Bütün dünya, internetin başı çektiği Bilgi Toplumuna geçişin sancılarını çekiyor; sektörler yeniden yapılıyor, bazıları çöküyor, yeni sektörler, yeni meslekler doğuyor. Böyle köklü bir değişim sancılı ve uzun süreçle gerçekleşecektir. İnternet  yaşamın  tüm boyutlarını etkilemekte,  sınırları yok etmektedir. Bunun sonucunda İnternet’de “Milli”, “yurtiçi” gibi kavramlar anlamını yitirmektedir.  İnternet  tüm dünyaya açılan bir pencere ve sokaktır. Tüm yurttaşların nitelikli ve güvenli internet kullanımını teşvik etmek, bunun ortamını oluşturmak tüm toplumun görevidir. İnternetin  sorunlarını bir yönetmelikle çözmeye kalkmak, gerçekçi değildir. Çözüm insan odaklı, dinamik, öğrenen ve esnek olacaktır.

Önerilen, çocuk, aile ve yurtiçi çözümleri,   BTK’nın  dünya  İnternet literatürüne katkısı olacaktır; bir şeyin nasıl yapılmamasının  güzel örnekleri olacaktır. BTK, kendi görev alanı dışına çıkınca,  İnternete ciddi zarar  vermektedir. Tanımı hiç yapılmayan, yurtiçi profili,  ticareti düzenlemek demektir; ülkemizin  taraf olduğu uluslarası anlaşmaları çiğnemek demektir. Adil rekabeti sağlamakla görevli bir kurumun,  rekabeti yok etmesidir.

Çocuk profili,  cocukların girebileceği  web adresleri listesidir.  Dünya üzerinde şu anda  325 milyon web  var. BTK  hangi insan gücüyle, hangi bilimsel yetkinlikle, hangi demokratik yetkğiyle, bizim çocuklarımızın sadece  buralara girebileceğini belirleyecek, bunları  güncelliyecektir?  Ülkedeki,  değişik sosyo kültürel  grupları  farklı gelişme seviyesindekilere nasıl hitap edecek? Hangi dilleri  esas alacak ? Çoçuk profilinin  pedofiller için bir av ortamı olması tehlikesinin sorumluluğunu alacak mı ? Gençler, bilgisayar konusunda anababalardan daha yeteneklidir. Şifreleri  kırıp, anababalarını atlattıklarında, BTK anababalara ne diyecektir. BTK  bu konuda bir şeyler yapacaksa, MEB ile işbirliği yapıp, Türkçe içeriğin artmasına katkıda bulunsun, portallar oluşmasına yardımcı olsunlar. Kişisel bilgisayarlarda kullanılabilecek  filtre yazılımları açık kaynak olarak üretsin, yarışmalar yapsın, ortaya çıkan iyi seçenekleri  ücretsiz dağıtsın, eğitimlerini versin. Ana Babaları bu konuda eğitmine katkıda bulunsun.

Sorunun çözümü insanı temel alıp, diyalog, öğrenme ve  kendini geliştirmekten geçiyor. Devletin yasakcı refleksinden kurtulup, insana güvenen, fikir ve ifade özgürlüğünü temel alan, farklı ve aykırı düşünceleri yeşerten, bir toplum yaratmaya çalışmalıyız. Merakı, bağımsız davranmayı, sorumluluk almayı, sorgulamayı, girişimciliği teşvik etmeliyiz. Bilgi Toplumunun bireyleri böyle bireyler olacaktır.  BTK’nin temsil ettiği sansürcü bakış açısı, Türkiyenin AB projesiyle, dünya ile bütünleşme çabalarına, “bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu” dedirtecek kadar  ters düşmektedir.

Gelin, İnterneti kendimizi geliştirmek, birbirimizi anlamak,   daha katılımcı, saydam bir toplum oluşturmak, toplumsal denetimi artırmak, demokrasimizi geliştirmek, ülkemizi geliştirmek için kullanalım!

İnternet Yaşamdır, Sansürlenemez!

 

Yorum Yaz

Onnline Reklam 2003 - 2015 | Profesyonel seo hizmetleri

Yukarı Dön